ANA MENÜ



Ana Sayfa
Profilim
Arşiv


KATEGORİLERİ





SON YAZILARIM



Yaşanmış Bir Dostluk Hikayesi
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız

BAĞLANTILARIM




ARKADASLARIM




BALİGİM

CBOX



BLOG SAYAÇLARI






FEEDJİT




MÜZİĞİM



SAAT VE TAKVİM






BANNER



Image Hosted by ImageShack.us


ŞİİR/YAZI



*Sen gülerken yanındakilerde güler ama ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
*Dost deniz kenarındaki taşlara benzer.Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın.İşte sen o kıyamadıklarımdansın.
*Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.









.:.*.:.*.DOSTLUK VE ARKADASLIGIN TEK ADRESİ AYYUZLU FM'E HOSGELDİNİZZ.*.:.*.:.








6/8/2009 - Yaşanmış Bir Dostluk Hikayesi

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.

Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.

Dostlukla ve Sevgiyle kalın.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



6/8/2009 -

Kategori: resimlerim

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



6/8/2009 -

Kategori: resimlerim

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



6/3/2009 -

Kategori: siirlerim










Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



9/2/2009 -

Kategori: siirlerim


Keşke tanımasaydım seni
Omuzlarıma bu kadar yük binmezdi o zaman
Gözlerim ağlamayı bilmezdi
O kadar sık kalbim çarpmazdı böyle delicesine,
Benim de ellerim sımsıcak olurdu mutlaka
Geceleri asla uykusuzluk çekmezdim sabaha kadar
Rüyalarım hatta tatlı hayallerim olurdu
Duygusuzca düşünmezdim yokluğunda günlerimi, saatleri hep
Hiç üşümezdim böylesine ölü soğukluğunda
Hırsım takip etmezdi beni, kötü kader
Kan çanağına dönmezdi gözlerimin ta içi.
Kayan yıldızlardın bende farklı dilekler tutardım,
Duyardım, anlardım yanımda konuşulanı,
Hayretim bu kadar artmazdı o zaman
Ben de gülerdim zaman zaman
Deniz ve mehtap benim için önemli olurdu.
Hele kara saplı bıçak dostum olmazdı sır
mda
Güneşsiz dünyamda kavrulmazdı ciğerim
Beynim ise böylesine hırçın ağlamazdı.
Kar yüreğime damla damla vurmazdı.
Gözyaşım ruhumu daraltmazdı, benliğimi sıkıştırmazdı.
En tiz sesiyle çığlıklar atmazdı göğsüm.
Simsiyah yankılar oluşturmazdı uykumda.
Saçıma sakalıma bende bakardım.
Delicesine bütün gücümle sigaramı çekmezdim.
Ya da keşke tanımasaydım seni...
Keşke...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



20/1/2009 -

Kategori: siirlerim



Gün battı, aydınlığa son geldi.
Düşlerime yıldız doğar bekliyorum.
Seher yeli, savurmadan onları.,
Gece olmaya başladı, gene.
Sen ay olacaksın, bana karanlıkta.
Isısızda düşlerken sensizliği,
Gülüşün, sergen gül olacak düşlerime
Varsın sen ya; dizeler beni zorlayacak
Yaz, duygularını gülüşüne yaz.
Gözlerindeki sevgiye sarıl, yüreğinin güzelliğine bağlan.
Gecenin karanlığına inat, aydın olsun.
Düşlerin, seher yelinde sevgiye savrulsun.
Yaz, sevgiyi dizelere, aksın yüreğine.
Karanlık sarsa da sevdalarını, sevgini sal seher yeline,
Alıp götürsün, onları uzak ülkede,
Gül yüreğin birine.
Bıraksın kapısına; öbek öbek sevgiyi
En güzel yüreğin, gülüşüne sal
Seher yelinde aydınlık düşlerine yaren
Sevgi meleği gülüşe bırak
Geceye karanlığı bırakan, güneşe inat
Aydınlık olsun sevgin, can olsun
Seher yelinde, savrulan yüreklere
Akar, gönlüm uzak ülkeye
Gülüşü güzel, yüreği gül bir güzele.
Savrulur, bu yolda duygular
Sevgi olup, uçuşur kar taneleri gibi.
Dağlar aşar, uzak ülkeye
Yar bulur, bir yüreği düşlerde.
Sevgi damlayan gülüşünde,
Ay olsa az olacak cemalde.
Beliren güzelliğine yüreğin,
Uçar lapa lapa kar olur.
Uzak ülkede yıldızlara yazar seher yelini,
Alır sevgi gülümsemesini,
Yerleştirir yüreğime.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



20/1/2009 -

Kategori: resimlerim


Sevinçler gözlerde, acılar gizde
Kan aksa yaradan,güller yürekde
Makam hüzzam olsa, neşeli güfte
Savrulan yaprağız, hayat içinde

Birde bana sorsan, halim nicedir
Zorları başaran, nefsim amirdir
Kimseyi yeremem, ruhum sevgidir
Ummanda zerreyiz, hayat içinde

Bülbül aşık ise, nedeni güldür
Hançeri at dilden, yüzümü güldür
Sevip sevilelim, nadanlık zuldür
AŞK’ ın esiriyiz , hayat içinde


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



18/1/2009 -




İnsan anne olunca anlıyor bir çok şeyin kıymettini ..
Annemizi anlamımızı sağlıyor cocuğumuz. Eskiden ''anne olunca anlarsın'' diyen anneme kızan ben anne olunca anladım bir çok şeyi. Kendi sağlığımın, mutluluğumun, yaşamımın bir insana nasıl hayat verdiğini.
Anneler hayatlarını cocukları için feda edermiş.Çocuğumuzun mutluluğu için birdenbire olgunlaşıyor ve birden bire baştanbaşa değiştiriveriyorsunuz bütün yaşantınızı, feda ediyorsunuz kendinizi. Feda etmeyede kendimizden başayıp eski formumuzu kaybetmekle başlıyoruz. :)  Artık kıyafetlerimizin içine sığmaz hale geliyor ve hepsini değiştirmek, büyütmek zorunda kalıyoruz. Büyüyen kıyafetleriniz değil sadece mutluluğunuz da kat kat artıyor. Evladınızım bir gülüşüne içinimiz eriyor. Doğruyu yanlışı anne olunca daha iyi anlıyorsunuz. Ve çocuklarınızın istediklerini elde etmek için gösterdikleri inadı görünce hayattta elde etmek istedikleriniz için inat etmeniz ve bunun için elinizden gelen bütün çabayı sarfetmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz. Kucağınızda uyurken nasılda güven duyduğunu, ne olursa olsun sizin kucağınıza gelince susmasından o kutsal bağın yüceliğini, ve her canı yandığında her başı sıkıştığında ''anne'' diye bağırmasından anlıyorsunuz annenin önemini.
Anneler evlatları için en güvenli sığınaktır. Evlatları büyüyüp yuvadan uçsalar bile evlat her zaman evlattır ve her başı sıkıştığında genede ''ANNE'' der.
 Anneciğim seni çok seviyorum

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



17/1/2009 -

Kategori: siirlerim

Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konuşmak değildir... Dostluk bu yapılması gereğine inanılan telefon görüşmeleri sırasında diğer
insanların dedikodusunu yaparak karşılıklı bir şeyler paylaşıldığını zannetmek değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin en ince detaylarını bilme ihtiyacı ve gereği değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin senin en karışık detaylarını bilmesi gerektiği değildir...
Dostluk her hafta 3-5 kere görüşmek değildir, 1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insani birdenbire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha az
önce konuşmuşun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da
önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanin başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve ayni şekilde onun da öyle olduğunu biliyorsan EMİN OL Kİ..... O kişi senin dostundur... Sen de O'nun...
" Her tur ilişki avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu
sıkmadan, gevşekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur.
Avucumuzu kapatıp, sıkmaya başladığımız an kum taneleri parmaklarımızın arasından akmaya baslar. Bir kısmını tutmayı basarsanız da, çoğu akıp gider. İlişkiler de böyledir. Esneklik varsa, diğer insana saygı
duyuluyor ve özgürlük tanınıyorsa ilişkiler bozulmaz. Ama diğer insani çok bunaltırsanız ilişki de yavaş yavaş bozulur ve biter. Hayatta pek çok insanla karsılaşırsın Ama sadece gerçekdostlar senin kalbinde bir iz
bırakır.
GERÇEK DOSTLARINIZI BULUP HİÇ KAYBETMEMENİZ DİLEĞİYLE...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



17/1/2009 -

Kategori: siirlerim



BİR BİLENE SORMUŞLAR...

Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.
Peki, SEVGİ nedir? Demiş biri
Kalbine sığmayacak kadar geniş
Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz,
kokusunu alamayacağın kadar uzak
hayal edemeyeceğin kadar yakın...
Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri
Bir yağmur damlasındaki barut kokusu.
Belki de saklanılan bir hayal yontusu
ya bir miniğin haykırırışı,
ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı....

Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı.
Bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.
Aradın boşuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli
bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini...

Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri.
Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,
verdin mi desteğini, sordun mu halini,
yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.
Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




<- :: Sonraki Sayfa ->